bekri

bekar

Fr becarre bir müzik işareti İt B quadro dörtgen B

bekâr

TTü bekāret genç kızlık, evlenmemiş olma hali Ar bikr بكر zilk doğan evlat, genç kız

bekâret

Ar bakāra(t) بكارة z [#bkr faˁāla(t) msd.] genç kızlık (Kaynak: Lane sf. 1:241)Ar bakara erken ve taze idi ≈ Ave hazaŋra- a.a. )

bekçi

ETü bek pek, sağlam, muhkem +çI

bekle|mek

<< ETü bekle- tahkim etmek, korumak ETü bek sağlam, pek, berk +lA-

beklenti

TTü bekle- +(In)tI

bekri

[ Filippo Argenti, Regola del Parlare Turco, 1533]
becchri [bekri]: disordinato, jmbriacone [serseri, alkolik] [ Meninski, Thesaurus, 1680]
bekrī t[urc]. p[ers].: mesti müdām.

≈ Fa bakrūy/bakrawī بكروى zalkolik

Not: Farsça eşdeğeri Steingass 195 bakrawī, Castellus'a atfen Meninski 862 bakrūy olarak okur.


22.09.2017
bel1

<< ETü bél 1. gövdenin orta bölümü, 2. iki dağ arasındaki alçak yer

bel2

Fa bīl بيل zbir tarım aleti, kürek

bel3

≈ TTü beler- gözlerini akı görülecek şekilde açmak

bela

Ar balāˀ بلاء z [#blw/bly faˁāl msd.] başa gelen kötülük ve sıkıntı, sınav Ar balā بَلَا zdert ve kötülük yükledi, sınadı ≈ Ar wabala [#wbl] yük veya sorumluluk yükledi