becayiş

bazuka

İng bazooka elde taşınan roketatar ?

be

ünl hitap ünlemi

be+

Fa ba به‎ zile, beraber, yanında, aracılığıyla (edat) << OFa pad karşı, karşı karşıya << EFa pati- a.a. ≈ Ave paiti- a.a.

beach

İng beach plaj, kumsal

bebek

çoc be-be

becayiş

"görev veya makam değiş tokuş etme" [ Asım Ef., Burhan-ı Katı terc., 1797]
sufte [Fa.]: O kimseye denir ki taht-ı yedinde olan mevzi yerine yerine gayri mevzi bedel ve becayiş ola. [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
becāyiş: Lugat-i müvellededir. Bir mansıb mübadele etmek.

Fa ba cāyiş بجايش zonun yerine Fa cāy جاى zyer

 be+

Bu maddeye gönderenler: hercai


24.09.2017
becer|mek

<< TTü başar- başa çıkmak, muvaffak olmak

becit

Fa ba-cidd بَجِد zhızlıca, gayretle Ar cidd جِدّ zenerji, gayret, hız

beç tavuğu

öz (Osm) Beç Viyana öz (Mac) Bécs Viyana

bedava

Fa bād-āvard باداور z«yel getirdi», bedelsiz veya tesadüfen elde edilen şeyler için kullanılan bir deyim § Fa bād باد zyel, rüzgâr Fa āvardan آوردن zgetirmek

bedayi

Ar badāyiˁ بدايع z [#bdˁ faˁāˀil çoğ.] yenilikler, orijinal şeyler, icatlar Ar badīˁa(t) بدعة z [t.] icat, orijinallik, ilk kez yapılan şey