bayat

bavul

İt baule yolculukta taşınan yük, çıkın << OLat baula a.a. <<? OLat balla balya, çıkın

bay

<< ETü bay zengin, soylu

bay|mak

<? TTü bayıl-

bayağı

<< ETü bayakı önceki, eski ETü baya önce

bayan

YTü bay hitap deyimi, bey

bayat

[ Hızır Paşa, Müntehab-ı Şifa, <1400]
bayad olmadın tuzıla yağıla semüz etile bişüreler [ Deşişî Mehmed Ef., Et-Tuhfetu's-Seniyye, 1580]
bayat [Fa.]: ... Arabīde gecelemiş nesne maˁnāsına. Bu lafẓ Türkīde daχı şāyiˁ ve müstaˁmeldür, üzerinden gece geçmiş demekdür. [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
bayat: Bayrı dahi derler. Türkîde kadim manasına, taze zıddı. (...) bayak: Bayat manasına.

~? Ar bāˀit بائت z [#byt fāˁil fa.] geceden kalmış Ar bāta بَاتَ zgeceledi

 beyit

Not: "Allah'ın bir adı, Kadīm" anlamında kullanılan ETü bayat sözcüğü ile ilişkisi muğlaktır. Vefik Paşa'nın Türkçe bayak, bayağı sözcüklerine bağlama önerisi ihtiyatla değerlendirilmelidir. • Kutaḏġu Bilig'de bayat yaklaşık 300 kez "Allah" anlamında kullanılır. Buna karşılık aynı tarihlerde Kaşgarî sözcüğü "Argu lehçesinde tanrının bir adı" olarak tanımlar.

Benzer sözcükler: bayatlamak


06.09.2017
baybay

İng bye-bye veda sözü İng good bye a.a. İng God by thee «tanrı yanında olsun», a.a.

bayıl|mak

<< ETü mayıl-/*bayıl- gevşemek, uyuşmak <? ETü *bañ- (Kaynak: Claus sf. 772)

bayındır

≈ öz Bayundır eski bir Türk adı ETü bayu- zenginleşmek, müreffeh olmak ETü bay zengin +U-

bayır

Ar bāˀir بائر z [#bwr fāˁil fa.] işlenmeyen toprak, yaban yer Ar bāra بار z(toprak) boş durdu, nadasa bırakıldı, işe yaramadı

bayi

Ar bāˀiˁ بَائِع z [#byˁ fāˁil fa.] satan, satıcı Ar bāˁa بَاعَ zsattı, satış için sözleşti