bastıbacak

baskı

TTü bas- +gU

baskın

TTü bas- +gIn

baskül

Fr bascule kaldıraç, tahtırevalli, kaldıraçlı terazi EFr baculer tepmek, tekme atmak § Fr battre dövmek Fr cul kıç, arka

basma

TTü bas- +mA

basta

İt basta yeter İt bastare yetmek

bastıbacak

TTü: "kısa boylu ve çarpık bacaklı" [ Cumhuriyet - gazete, 1930]
Düztaban ve Bastıbacak - Falcı filmi büyük muvaffakiyetle devam ediyor

<< TTü bastı bacak

 bas-, bacak


06.11.2013
baston

Ven bastòn değnek, çubuk ≈ İt bastone a.a. << OLat bastum/basto a.a.

basur

Ar bāsūr باسور z [#bsr] hemoroid, her çeşit et şeklinde tümör Aram besrā בסרא zet, et parçası

basübadelmevt

Ar baˁṯu baˁda'l-mawt بعث بعد الموت zölümden sonra diriliş § Ar baˁṯ بعث zkalkma, dirilme Ar baˁad بعد zsonra Ar al-mawt الموت zölüm

baş

<< ETü baş kafa, (mec.) lider, reis

başak

<< ETü başak başçık, mızrak ve ok başı ETü baş +Ak