bakaya

bak|mak

<< ETü bak- bakmak, gözlemek

bakalit

İng bakelite bir tür sentetik polimer öz H. L. Baekeland Belçikalı-Amerikalı mucit (1863-1944) +ite

bakalorya

Fr baccalauréat üniversite giriş sınavı OLat baccalarius genç adam, şövalye adayı, bekâr EFr bacheler genç adam

bakan

TTü bak- +(g)An

bakara

Fr baccara bir kumar oyunu (İlk kullanım: 1851) ?

bakaya

[ Hoca Sa'deddin Ef., Tacü't-Tevârih, 1574]
beḳāyā-i evlād-i ḳayāsırden Yalaχonyā nām bir duχter [Kayser soyu kalıntılarından Y. isimli bir kız evlat] [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
kur'a beḳāyāsı: Kur'a isabet edip de silah altına alınmaları tehir edilen efrad.

Ar baḳāyā بقايا z [#bḳy faˁālā çoğ.] kalanlar, artanlar Ar baḳiya(t) بقية z [t.] kalan

 bakiye


11.12.2015
bakım

TTü bak- +Im

bakır

<< ETü bakır

bakışım

TTü bakış- karşılıklı bakmak +Im

baki

Ar bāḳi باقٍ z [#bḳy fāˁil fa.] kalan, kalıcı Ar baḳā بَقَا zkaldı

bakir

Ar bākir باكر z [#bkr fāˁil fa.] erken olan meyve, turfanda Ar bakara بَكَرَ zerken idi