bakan

bahusus

Fa bā χuṣūṣ بخصوص zözellikle, bilhassa § Fa ile, birlikte, beraber (edat) Ar χuṣūṣ özellik

bais

Ar bāˁiṯ باعث z [#bˁs̠ fāˁil fa.] gönderen, sebep olan, mucip Ar baˁaṯa بعث zgönderdi, kaldırdı, ölüyü diriltti

bak|mak

<< ETü bak- bakmak, gözlemek

bakalit

İng bakelite bir tür sentetik polimer öz H. L. Baekeland Belçikalı-Amerikalı mucit (1863-1944) +ite

bakalorya

Fr baccalauréat üniversite giriş sınavı OLat baccalarius genç adam, şövalye adayı, bekâr EFr bacheler genç adam

bakan

YTü: "hükümet üyesi, nazır" [ Cumhuriyet - gazete, 1934]
sıra beklemeksizin gümrükten geçirilmesine Bakanlar heyeti müsaade etmiştir YTü: başbakan "hükümet başkanı" [ Cumhuriyet - gazete, 1934]
Daha dün Başbakan İsmet Paşa Konya Ereğlisindeki dokuma fabrikasına temel atarken.

TTü bak- +(g)An

 bak-

Not: Ar ve Osm nāẓır "bakan" çevirisidir. Yeni terminoloji 21 Kasım 1934 tarihli yasayla kullanıma girmiştir.

Benzer sözcükler: bakanlık, başbakan


03.10.2017
bakara

Fr baccara bir kumar oyunu (İlk kullanım: 1851) ?

bakaya

Ar baḳāyā بقايا z [#bḳy faˁālā çoğ.] kalanlar, artanlar Ar baḳiya(t) بقية z [t.] kalan

bakım

TTü bak- +Im

bakır

<< ETü bakır

bakışım

TTü bakış- karşılıklı bakmak +Im