bak|mak

bahşiş

Fa baχşiş/baχşāyiş بخشش zbahş ediş, ihsan, cömertlik << OFa baχşişn a.a. OFa bāχtan, baχş- ihsan etmek, karşılıksız vermek +iş

baht

Fa/OFa baχt بخت ztalih, kısmet OFa bāχtan, baχş- ihsan etmek, pay vermek, bölüştürmek

bahtiyar

Fa baχtyār بختيار zşansı yardım eden, talihli

bahusus

Fa bā χuṣūṣ بخصوص zözellikle, bilhassa § Fa ile, birlikte, beraber (edat) Ar χuṣūṣ özellik

bais

Ar bāˁiṯ باعث z [#bˁs̠ fāˁil fa.] gönderen, sebep olan, mucip Ar baˁaṯa بعث zgönderdi, kaldırdı, ölüyü diriltti

bak|mak

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
ol maŋa baḳdı: naẓara ilayya [bana baktı] (...) baḳıldı (...) baḳınūr (...) baḳışdı (...) baḳuttı (...) baḳurdı [baktırdı] (...) baḳış (...) baḳışġan

<< ETü bak- bakmak, gözlemek

Benzer sözcükler: bakanak, bakıcı, bakılmak, bakınmak, bakış, bakışmak, bakıtmak, baktırmak, hastabakıcı

Bu maddeye gönderenler: bakan, bakım, bakışım, peh peh (pohpoh)


27.03.2015
bakalit

İng bakelite bir tür sentetik polimer öz H. L. Baekeland Belçikalı-Amerikalı mucit (1863-1944) +ite

bakalorya

Fr baccalauréat üniversite giriş sınavı OLat baccalarius genç adam, şövalye adayı, bekâr EFr bacheler genç adam

bakan

TTü bak- +(g)An

bakara

Fr baccara bir kumar oyunu (İlk kullanım: 1851) ?

bakaya

Ar baḳāyā بقايا z [#bḳy faˁālā çoğ.] kalanlar, artanlar Ar baḳiya(t) بقية z [t.] kalan