bahir

bahane

Fa bahāne بهانه zgerçek gerekçeyi gizlemek için ileri sürülen sebep << OFa vahānag a.a. << EFa vahāna- örtü ≈ Ave vah-, vaŋhna örtü, giysi

bahar1

Fa bahār بهار zilkbahar << EFa vāhara a.a. << HAvr *wésr̥ a.a.

bahar2

Ar bahār بهار z [#bhr faˁāl msd.] 1. güzel kokulu bir bitki, buphthalmum, 2. çölde yağmurdan sonra açan bitkilerin genel adı ~? Fa bahār بهار zilkbahar

bahçe

Fa bāġçe باغچه zbahçe Fa bāġ باغ za.a. +ça3

bahçıvan

Fa bāġçe-bān/baġçe-wān باغچه بان zbahçe gözeten, bahçe bakan

bahir

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
yaˁnī berr ü baḥr diyüp söyledügüm / kuru yir birle deŋizdür didügüm bahrî "denizci" [ Ahmed b. Kadı-i Manyas, Gülistan tercümesi, 1429]
bahrī eger timsaḥ zaχmından endīşe kılursa

Ar baḥr بحر z [#bḥr faˁl ] deniz ≈ Ar baḥara yardı, ayırdı

Benzer sözcükler: bahrî

Bu maddeye gönderenler: bahriye, mütebahhir, tahtelbahir


11.05.2015
bahis

Ar baḥṯ بحث z [#bḥṯ faˁl msd.] 1. soruşturma, bir konuyu etraflıca tartışma, münazaa, söz yarıştırma, 2. tartışılan konu Ar baḥa soruşturdu, tartıştı

bahriye

Ar (ˁumūr) al-baḥrīya(t) بحريّة z [nsb.] deniz işleri Ar baḥr deniz +īya(t)1

bahş

Fa baχş بخش zhisse, pay, bağış OFa baχtan, baχş- ihsan etmek, pay ve nimet vermek, bağışlamak ≈ Ave baχş- a.a. << HAvr *bʰeh₂g-s- (*bʰāg-s-) a.a.

bahşiş

Fa baχşiş/baχşāyiş بخشش zbahş ediş, ihsan, cömertlik << OFa baχşişn a.a. OFa bāχtan, baχş- ihsan etmek, karşılıksız vermek +iş

baht

Fa/OFa baχt بخت ztalih, kısmet OFa bāχtan, baχş- ihsan etmek, pay vermek, bölüştürmek