baget

badik

TTü pati/badi ördek, ördek gibi salınarak yürüyen çoc

badire

Ar bādira(t) بادرة z [#bdr fāˁila(t) fa. fem.] öfke ve düşüncesizlikle yapılan şey veya söylenen söz ve bundan kaynaklanan kötülük Ar badara بَدَرَ zaniden geldi, uğradı

badminton

İng badminton tüylü hafif topla oynanan bir tür tenis öz Badminton House Gloucestershire'da Beaufort Dükü'nün malikânesi

badya

Ar bāṭiya(t) باطية z [#bṭw fāˁila(t) ] şarap kadehi EYun potḗrion ποτήριον za.a. EYun pínō, pot- πίνω ziçmek, özellikle içki içmek +ion

bagaj

Fr bagage yolculukta taşınan ağırlık, eşya ve edevat ≈ İsp bagaje a.a. (~? Ar būḳca a.a. TTü boğça/boχça bohça )

baget

[ Cumhuriyet - gazete, 1937]
25 S. bir cam baget (çubuk) sperma almak için kullanılan alet "... orkestra şefi çubuğu, davul çubuğu" [ Özön, Türkçe-Yabancı Kelimeler Sözlüğü, 1961]
orkestra şefi elindeki bageti şiddetle sallayarak "... çubuk şeklinde ekmek" [ Cumhuriyet - gazete, 1991]
Fransızların 'baget' dediği baston ekmeğinin hamurunu almış "... paketlenmiş tavuk budu" [ Cumhuriyet - gazete, 2005]
göğüs, kalça, kanat, baget, ciğer gibi ürünlerden geriye bir deri, bir de kemik kalıyor.

Fr baguette [küç.] çubuk Fr bague sopa, baston +et° ≈ Lat baculum a.a. << HAvr *bak- a.a.

Benzer sözcükler: piliç baget

Bu maddeye gönderenler: bakteri (bakterisit), balyoz2, basil


30.09.2017
bağ1

<< ETü baġ 1. bağlama eylemi, bağ, düğüm, 2. bağlı şey, bohça, ittifak ETü ba- bağlamak +I(g)

bağ2

Fa bāġ باغ zbahçe, sebze ve meyve yetiştirilen yer << OFa bāġ 1. kısmet, pay, mülk, 2. bahçe

bağa

<< ETü baka kurbağa

bağdadi

öz Bāğdād Irak'ta bir kent OFa bāġ dād tanrı verdi veya tanrının verdiği

bağdaş

<< ETü baġdaş bacaklarını kavuşturma ETü baġda- sarmalamak, çelme vurmak +Iş ETü baġ sarma +dA-