badya

badi2

İng (Amer) buddy yakın arkadaş, yoldaş İng (Amer) bud (ABD zenci ağızlarında) kardeş İng (Amer) brother erkek kardeş << HAvr *bʰréh₂tēr (*bʰrā́tēr) a.a.

badigard

İng bodyguard tam gövde koruması sağlayan güvenlik elemanı, koruma § İng body gövde İng guard koruma

badik

TTü pati/badi ördek, ördek gibi salınarak yürüyen çoc

badire

Ar bādira(t) بادرة z [#bdr fāˁila(t) fa. fem.] öfke ve düşüncesizlikle yapılan şey veya söylenen söz ve bundan kaynaklanan kötülük Ar badara بَدَرَ zaniden geldi, uğradı

badminton

İng badminton tüylü hafif topla oynanan bir tür tenis öz Badminton House Gloucestershire'da Beaufort Dükü'nün malikânesi

badya

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
ṭopṭolu ol bāṭıya şerbet-durur [ Lugat-i Ni'metullah, 1540]
bādya [Fa.]: yaˁnī baṭya بطية ki içine şarab korlar.

Ar bāṭiya(t) باطية z [#bṭw fāˁila(t) ] şarap kadehi EYun potḗrion ποτήριον za.a. EYun pínō, pot- πίνω ziçmek, özellikle içki içmek +ion

Not: Al-Cawāliχī sözcüğün muˁarreb olduğunu belirtir, ancak kaynak göstermez. Lane sf. 1:222.


26.09.2017
bagaj

Fr bagage yolculukta taşınan ağırlık, eşya ve edevat ≈ İsp bagaje a.a. (~? Ar būḳca a.a. TTü boğça/boχça bohça )

baget

Fr baguette [küç.] çubuk Fr bague sopa, baston +et° ≈ Lat baculum a.a. << HAvr *bak- a.a.

bağ1

<< ETü baġ 1. bağlama eylemi, bağ, düğüm, 2. bağlı şey, bohça, ittifak ETü ba- bağlamak +I(g)

bağ2

Fa bāġ باغ zbahçe, sebze ve meyve yetiştirilen yer << OFa bāġ 1. kısmet, pay, mülk, 2. bahçe

bağa

<< ETü baka kurbağa