badik

badehu

Ar baˁdahu بعدهُ zondan sonra Ar baˁd بعد z [#bˁd] sonra

badem

Fa bādām/bāyām بادام/بايام zbadem << OFa wādām a.a. ≈ Sans badama/vatama वाताम za.a.

badi1

~? Ar baṭṭ بطّ z [#bṭṭ] ördek

badi2

İng (Amer) buddy yakın arkadaş, yoldaş İng (Amer) bud (ABD zenci ağızlarında) kardeş İng (Amer) brother erkek kardeş << HAvr *bʰréh₂tēr (*bʰrā́tēr) a.a.

badigard

İng bodyguard tam gövde koruması sağlayan güvenlik elemanı, koruma § İng body gövde İng guard koruma

badik

"kısa boylu (argo)" [ Mikhailov, Matériaux sur l'argot et les locutions..., 1929]
badik: Celui qui a une petite taille, de courtes jambes et une démarche dandinante [kısa boylu, kısa bacaklı ve salınarak yürüyen kimse]. [ Cumhuriyet - gazete, 1932]
Badik Hasan köşebaşındaki meyhaneye girerken sallanıyor, duruduk duruyordu.

TTü pati/badi ördek, ördek gibi salınarak yürüyen çoc

 badi1

Not: Karş. Erm patig բադիկ "ördek yavrusu", bıdik պտիկ ve bıdidik/bıdilik "küçük, bücür".


09.09.2017
badire

Ar bādira(t) بادرة z [#bdr fāˁila(t) fa. fem.] öfke ve düşüncesizlikle yapılan şey veya söylenen söz ve bundan kaynaklanan kötülük Ar badara بَدَرَ zaniden geldi, uğradı

badminton

İng badminton tüylü hafif topla oynanan bir tür tenis öz Badminton House Gloucestershire'da Beaufort Dükü'nün malikânesi

badya

Ar bāṭiya(t) باطية z [#bṭw fāˁila(t) ] şarap kadehi EYun potḗrion ποτήριον za.a. EYun pínō, pot- πίνω ziçmek, özellikle içki içmek +ion

bagaj

Fr bagage yolculukta taşınan ağırlık, eşya ve edevat ≈ İsp bagaje a.a. (~? Ar būḳca a.a. TTü boğça/boχça bohça )

baget

Fr baguette [küç.] çubuk Fr bague sopa, baston +et° ≈ Lat baculum a.a. << HAvr *bak- a.a.