başak

bastıbacak

<< TTü bastı bacak

baston

Ven bastòn değnek, çubuk ≈ İt bastone a.a. << OLat bastum/basto a.a.

basur

Ar bāsūr باسور z [#bsr] hemoroid, her çeşit et şeklinde tümör Aram besrā בסרא zet, et parçası

basübadelmevt

Ar baˁṯu baˁda'l-mawt بعث بعد الموت zölümden sonra diriliş § Ar baˁṯ بعث zkalkma, dirilme Ar baˁad بعد zsonra Ar al-mawt الموت zölüm

baş

<< ETü baş kafa, (mec.) lider, reis

başak

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
başaḳ [[ok ya da mızrağın ucuna geçirilen sivri demir, temren]] TTü: "... ekin başı" [ Meninski, Thesaurus, 1680]
başak: Spica.

<< ETü başak başçık, mızrak ve ok başı ETü baş +Ak

 baş

Benzer sözcükler: başak burcu, başak tutmak, başaklanmak


02.06.2015
başar|mak

<< OTü başġar- 1. bitirmek, sona getirmek, 2. başa çıkmak ETü baş +(g)Ar-

başarı

TTü başar- +I(g)

başat

TTü başa- başa geçmek, önden gitmek +Ut TTü baş +(g)A-

başbuğ

§ TTü baş TTü buğ reis, emir, asker başı ≈? ETü/TTü beg a.a.

başka

<< OTü başka/başġa başa (dativ), kendi başına, ayrı ETü baş +kA