bağdadi

bagaj

Fr bagage yolculukta taşınan ağırlık, eşya ve edevat ≈ İsp bagaje a.a. (~? Ar būḳca a.a. TTü boğça/boχça bohça )

baget

Fr baguette [küç.] çubuk Fr bague sopa, baston +et° ≈ Lat baculum a.a. << HAvr *bak- a.a.

bağ1

<< ETü baġ 1. bağlama eylemi, bağ, düğüm, 2. bağlı şey, bohça, ittifak ETü ba- bağlamak +I(g)

bağ2

Fa bāġ باغ zbahçe, sebze ve meyve yetiştirilen yer << OFa bāġ 1. kısmet, pay, mülk, 2. bahçe

bağa

<< ETü baka kurbağa

bağdadi

[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
bağdādī: (...) Kâgir taklidi, tahta üstüne sıva.

öz Bāğdād Irak'ta bir kent OFa bāġ dād tanrı verdi veya tanrının verdiği


03.10.2017
bağdaş

<< ETü baġdaş bacaklarını kavuşturma ETü baġda- sarmalamak, çelme vurmak +Iş ETü baġ sarma +dA-

bağdaş|mak

ETü baġda- sarılmak, sarmalamak +Iş-

bağıl

TTü bağ +Il

bağımsız

YTü bağım TTü bağ- bağlamak +Im

bağıntı

YTü bağın- bağlanmak +(In)tI