bağdaş|mak

bağ1

<< ETü baġ 1. bağlama eylemi, bağ, düğüm, 2. bağlı şey, bohça, ittifak ETü ba- bağlamak +I(g)

bağ2

Fa bāġ باغ zbahçe, sebze ve meyve yetiştirilen yer << OFa bāġ 1. kısmet, pay, mülk, 2. bahçe

bağa

<< ETü baka kurbağa

bağdadi

öz Bāğdād Irak'ta bir kent OFa bāġ dād tanrı verdi veya tanrının verdiği

bağdaş

<< ETü baġdaş bacaklarını kavuşturma ETü baġda- sarmalamak, çelme vurmak +Iş ETü baġ sarma +dA-

bağdaş|mak

TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
bağdaşmak: Sarılmak, mutabık gelmek, uzlaşmak. [ Cumhuriyet - gazete, 1945]
Bağdaşmak (ittifak akdetmek), bağlanıklıklar (müştemilat), bağlantılar (merbutat)...

ETü baġda- sarılmak, sarmalamak +Iş-

 bağdaş

Benzer sözcükler: bağdaşık, bağdaştırmak


30.09.2017
bağıl

TTü bağ +Il

bağımsız

YTü bağım TTü bağ- bağlamak +Im

bağıntı

YTü bağın- bağlanmak +(In)tI

bağır

<< ETü baġır 1. karın, gövdenin iç boşluğu, 2. ak veya kara ciğer

bağır|mak

<< ETü-O bakır- bağırmak << ETü *barkır- onom bar bağırma sesi +kIr-