bağdaş

baget

Fr baguette [küç.] çubuk Fr bague sopa, baston +et° ≈ Lat baculum a.a. << HAvr *bak- a.a.

bağ1

<< ETü baġ 1. bağlama eylemi, bağ, düğüm, 2. bağlı şey, bohça, ittifak ETü ba- bağlamak +I(g)

bağ2

Fa bāġ باغ zbahçe, sebze ve meyve yetiştirilen yer << OFa bāġ 1. kısmet, pay, mülk, 2. bahçe

bağa

<< ETü baka kurbağa

bağdadi

öz Bāğdād Irak'ta bir kent OFa bāġ dād tanrı verdi veya tanrının verdiği

bağdaş

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
anıŋ ayakın baġdadı [[güreşte onun ayağına çelme vurdu]] ETü: [ Kutadgu Bilig, 1069]
baġdaş ilme yanın yatmaġıl / ünüŋ katġura sen katıġ külmegil [bağdaş kurma, yan yatma, sesin güçlü çıksın sen kahkaha atma]

<< ETü baġdaş bacaklarını kavuşturma ETü baġda- sarmalamak, çelme vurmak +Iş ETü baġ sarma +dA-

 bağ1

Bu maddeye gönderenler: bağdaş-


04.10.2017
bağdaş|mak

ETü baġda- sarılmak, sarmalamak +Iş-

bağıl

TTü bağ +Il

bağımsız

YTü bağım TTü bağ- bağlamak +Im

bağıntı

YTü bağın- bağlanmak +(In)tI

bağır

<< ETü baġır 1. karın, gövdenin iç boşluğu, 2. ak veya kara ciğer