bağ1

badire

Ar bādira(t) بادرة z [#bdr fāˁila(t) fa. fem.] öfke ve düşüncesizlikle yapılan şey veya söylenen söz ve bundan kaynaklanan kötülük Ar badara بَدَرَ zaniden geldi, uğradı

badminton

İng badminton tüylü hafif topla oynanan bir tür tenis öz Badminton House Gloucestershire'da Beaufort Dükü'nün malikânesi

badya

Ar bāṭiya(t) باطية z [#bṭw fāˁila(t) ] şarap kadehi EYun potḗrion ποτήριον za.a. EYun pínō, pot- πίνω ziçmek, özellikle içki içmek +ion

bagaj

Fr bagage yolculukta taşınan ağırlık, eşya ve edevat ≈ İsp bagaje a.a. (~? Ar būḳca a.a. TTü boğça/boχça bohça )

baget

Fr baguette [küç.] çubuk Fr bague sopa, baston +et° ≈ Lat baculum a.a. << HAvr *bak- a.a.

bağ1

ETü: [ Uygurca metinler, <900]
kamaġ yeklere baġı bolsun [tüm cinlere bağ/düğüm olsun]

<< ETü baġ 1. bağlama eylemi, bağ, düğüm, 2. bağlı şey, bohça, ittifak ETü ba- bağlamak +I(g)

Not: Bağ adının kökü olan fiil, TTü ba- ve bağ- şeklinde 19. yy'a dek kullanımda kalmıştır.

Benzer sözcükler: ayak bağı, bağcık, bağıt, bağlı, bağlılık, boyunbağı


02.01.2016
bağ2

Fa bāġ باغ zbahçe, sebze ve meyve yetiştirilen yer << OFa bāġ 1. kısmet, pay, mülk, 2. bahçe

bağa

<< ETü baka kurbağa

bağdadi

öz Bāğdād Irak'ta bir kent OFa bāġ dād tanrı verdi veya tanrının verdiği

bağdaş

<< ETü baġdaş bacaklarını kavuşturma ETü baġda- sarmalamak, çelme vurmak +Iş ETü baġ sarma +dA-

bağdaş|mak

ETü baġda- sarılmak, sarmalamak +Iş-