bağırtlak

bağımsız

YTü bağım TTü bağ- bağlamak +Im

bağıntı

YTü bağın- bağlanmak +(In)tI

bağır

<< ETü baġır 1. karın, gövdenin iç boşluğu, 2. ak veya kara ciğer

bağır|mak

<< ETü-O bakır- bağırmak << ETü *barkır- onom bar bağırma sesi +kIr-

bağırsak

<< ETü baġırsuk iç organlar ETü baġır karın, gövdenin iç boşluğu +sUk

bağırtlak

[ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
bağırlak: al-ḳaṭāt TTü: [HH-TS <1500]
Bağırdlak susasa tan yeri ağarıcak kalkar, gün doğunca yedi menzil yol gider

<< ETü bağırlak kekliğe benzer bir kuş (sand grouse, pterocles) <? ETü bakır- bağırmak

 bağır-

Not: ETü kaydedilmemiş olan *bağırt "çığlık" adından +lAk ad yapım ekiyle türetilmiş olması mümkün görünüyor. ETü bağır "karaciğer" sözcüğüyle anlam ilişkisi kurulamaz.


04.02.2018
bağış

TTü bağışla- ihsan etmek Fa baχş بخش zihsan, hediye

bağışık

TTü bağışla- +Uk

bağışla|mak

<< ETü baġışla- ihsan etmek Fa/OFa baχş ihsan, hediye +lA-

baği

Ar bāġi باغٍ z [#bġy fāˁil fa.] zorba, zalim Ar baġā بَغَا zhakkı olmayana göz dikti, zorla aldı, zulmetti

bağla|mak

<< ETü baġla- a.a. ETü baġ +lA-