bağıntı

bağdadi

öz Bāğdād Irak'ta bir kent OFa bāġ dād tanrı verdi veya tanrının verdiği

bağdaş

<< ETü baġdaş bacaklarını kavuşturma ETü baġda- sarmalamak, çelme vurmak +Iş ETü baġ sarma +dA-

bağdaş|mak

ETü baġda- sarılmak, sarmalamak +Iş-

bağıl

TTü bağ +Il

bağımsız

YTü bağım TTü bağ- bağlamak +Im

bağıntı

YTü: [ TDK, Felsefe ve Gramer Terimleri, 1942]
bağıntılı = İzafi = Relatif

YTü bağın- bağlanmak +(In)tI

 bağ1

Not: Bağ adından değil, TTü kullanımdan düşmüş olan bağ-mak fiilinden türetilmiştir.

Benzer sözcükler: bağıntılandırmak, bağıntılı


27.11.2014
bağır

<< ETü baġır 1. karın, gövdenin iç boşluğu, 2. ak veya kara ciğer

bağır|mak

<< ETü-O bakır- bağırmak << ETü *barkır- onom bar bağırma sesi +kIr-

bağırsak

<< ETü baġırsuk iç organlar ETü baġır karın, gövdenin iç boşluğu +sUk

bağırtlak

<< ETü bağırlak kekliğe benzer bir kuş (sand grouse, pterocles) <? ETü bakır- bağırmak

bağış

TTü bağışla- ihsan etmek Fa baχş بخش zihsan, hediye