bağıl

bağ2

Fa bāġ باغ zbahçe, sebze ve meyve yetiştirilen yer << OFa bāġ 1. kısmet, pay, mülk, 2. bahçe

bağa

<< ETü baka kurbağa

bağdadi

öz Bāğdād Irak'ta bir kent OFa bāġ dād tanrı verdi veya tanrının verdiği

bağdaş

<< ETü baġdaş bacaklarını kavuşturma ETü baġda- sarmalamak, çelme vurmak +Iş ETü baġ sarma +dA-

bağdaş|mak

ETü baġda- sarılmak, sarmalamak +Iş-

bağıl

YTü: [ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
bağıl: İzafi.

TTü bağ +Il

 bağ1


04.12.2014
bağımsız

YTü bağım TTü bağ- bağlamak +Im

bağıntı

YTü bağın- bağlanmak +(In)tI

bağır

<< ETü baġır 1. karın, gövdenin iç boşluğu, 2. ak veya kara ciğer

bağır|mak

<< ETü-O bakır- bağırmak << ETü *barkır- onom bar bağırma sesi +kIr-

bağırsak

<< ETü baġırsuk iç organlar ETü baġır karın, gövdenin iç boşluğu +sUk