bılkım

bıdık

≈ Erm bıdig/bıdılig/bızdig պտիկ/պզտիկ zküçük, yavru <? çoc

bık|mak

≈ ETü bük- usanmak, kusacak olmak

bıkbık

onom anlamsız konuşma sesi

bıldır

<< ETü bıldur önceki yıl

bıldırcın

<< ETü *budurçin/*baldırçin bıldırcın kuşu

bılkım

TTü: "tombul" [ Ahmed Rasim, Şehir Mektupları, 1898]
top beyaz, bıldık bıldık, ufacık tefecik nāmihribāna fındık kurdu deyip geçerler. TTü: [ Hamit Zübeyr & İshak Refet, Anadilden Derlemeler, 1932]
bıllık bıllık (Bursa): çok etli olmak keyfiyeti. TTü: [ Türkiye'de Halk Ağızlarından Derleme Sözlüğü, <1960]
bılk bılk etmek, bıllık bıllık, bılkımak, bılkım bılkım [yumuşak doku ifade eden sözler]

TTü bılkı- yumuşamak +Im onom bılk yumuşak, gevşek

Benzer sözcükler: bılık, bılkımak, bıngıl

Bu maddeye gönderenler: bıngıldak


23.04.2018
bıngıldak

TTü bıngılda- +Uk onom bıngıl et gibi sallanma ve titreme sesi +tA-

bırak|mak

<< OTü bırak- koymak, salmak

bıttım

Ar buṭum بطم z [#bṭm] çitlenbik bitkisi, terebinthus Aram buṭum, buṭmtā בטמ za.a. ≈ Akad buṭnu, buṭnatu a.a.

bıyık

<< ETü bıdık bıyık

bızdık

≈ Erm bıdig/bızdig պտիկ/պզտիկ zküçük, ufak <? çoc