bıçak

bezirgân

Farsça bāzārgān بازارگان z "dükkâncı, tacir" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Orta Farsça aynı anlama gelen vāçāragān sözcüğünden evrilmiştir.

bezm

Farsça bazm بزم z "ziyafet meclisi" sözcüğünden alıntıdır. (NOT: Farsça sözcük Sanskritçe bhācana भाजन z "paylaşma, cömertlik etme, bolluk olma" sözcüğü ile eş kökenlidir. ) Bu sözcük Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *bʰh₂g-mn̥ (*bʰag-mn̥) "paylaşma, özellikle ziyafet verme" biçiminden evrilmiştir.

bezzaz

Arapça bzz kökünden gelen bazzāz بزّاز z "kumaş tüccarı" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça bazz بزّ z "kumaş" sözcüğünün faˁˁāl vezninde meslek adııdır.

bıcır

"kuş cıvıltısı, çocuk sesi" Ses yansımalı sözcüktür.

bıcırık

bıcır "çocuk gibi konuşma sesi" ses yansımalı sözcüğünden Türkiye Türkçesinde +Uk ekiyle türetilmiştir.

bıçak
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

Eski Türkçe: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
biçek: as-sikkīn [bıçak] (...) as-sayf [kılıç] Eski Türkçe: [ Kutadgu Bilig, 1069]
bıçaḳ tartma anda kötürme süŋük [bıçak çekme orda ve kemik taşıma?]

Köken

Eski Türkçe bıçak veya biçek "kesme aleti" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe yazılı örneği bulunmayan *bıçġak biçiminden evrilmiştir. Bu sözcük Eski Türkçe bıç- fiilinden Eski Türkçe +(g)Ak ekiyle türetilmiştir.

Daha fazla bilgi için biç- maddesine bakınız.

Benzer sözcükler

bıçak sırtı, bıçakçı, bıçaklamak, kanlı bıçaklı


24.12.2015
bıçılgan

Eski Türkçe bıçılġan "çatlak" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe bıçıl- "kesilmek, yarılmak" fiilinden Eski Türkçe +(g)An ekiyle türetilmiştir.

bıçkı

Eski Türkçe bıçġu "kesme aleti" sözcüğünden evrilmiştir. Eski Türkçe sözcük Eski Türkçe bıç- fiilinden Eski Türkçe +gU ekiyle türetilmiştir.

bıçkın

Türkiye Türkçesi bıç- "kesmek" fiilinden Türkiye Türkçesinde +gIn ekiyle türetilmiştir.

bıdık

Ermenice bıdig veya bıdılig veya bızdig պտիկ/պզտիկ z "küçük, yavru" sözcüğü ile eş kökenlidir. Ermenice sözcük çocuk dilinden türetilmiş olabilir; ancak bu kesin değildir.

bık|mak

Eski Türkçe bük- "usanmak, kusacak olmak" fiili ile eş kökenlidir.