büyük

bütçe

Fr budget gelir ve giderleri gösteren çizelge İng budget 1. evrak veya para kesesi, özellikle İngiltere Hazine Bakanının yıllık hazine hesabını Parlamentoya sunarken kullandığı çanta [esk.], 2. hükümet bütçesi, gelir-gider çizelgesi EFr bouget [küç.] kese, dağarcık, çıkın Lat bulga torba, bohça << HAvr *bʰelǵʰ- şişmek

bütün

<< ETü bütün tam, kâmil, olgun ETü büt- bitmek, kemale ermek +In

büvet

<< TTü büget/bügüt bir engelden ötürü oluşan su birikintisi TTü büge- suyun önünü tıkamak +Ut ETü bük engel, tıkaç, set +(g)A-

büyü

<< ETü bögü/bügü alim, hekim, bilgin << ETü *bilgü ETü bil- +gU

büyü|mek

<< ETü bedü- büyümek

büyük

ETü: [ Ongin Yazıtı, <800]
tokuz Oġuz etig yaġı ermiş bedük ermiş [Dokuz Oğuz düşman idi büyük idi]

<< ETü bedük büyük ETü bedü- büyümek +Uk

 büyü-

Benzer sözcükler: büyücek, büyük abdest, büyükanne, büyükbaba, büyükbaş, büyükelçi, büyüklenmek, büyükşehir


14.12.2015
büyüteç

TTü büyüt- +(g)Aç

büz

Fr buse künk Hol buyse

büz|mek

<< OTü büz- burmak, bükmek ≈ ETü bür- a.a.

büzük

<< OTü büzük anüs ETü büz- +Uk

caba

Ar cabāˀ جباء z [#cby faˁal ] bir tür olağanüstü vergi Aram gəbā גְּבָא z [#gb] vergi veya ceza tahsil etmek, haczetmek (Kaynak: Jastrow sf. 206.)