büvet

büstiyer

Fr bustier göğüslük Fr buste gövdenin üst kısmı

büşra

Ar buşrāˀ بشرَى z [#bşr fuˁlāˀ sf. fem.] iyi haber, müjde Ar başara بَشَرَ zdoğum haberi aldı, müjdeye sevindi Ar başar ten, insan bedeni, yavru

bütan

Fr butane kimyasal bir bileşik Fr acide butyrique bütirik asit, bozulmuş tereyağında bulunan bir asit EYun boutýron βουτύρον ztereyağı § EYun boús βούς zsığır, inek EYun týros τύρος zkaymak, lor veya peynir

bütçe

Fr budget gelir ve giderleri gösteren çizelge İng budget 1. evrak veya para kesesi, özellikle İngiltere Hazine Bakanının yıllık hazine hesabını Parlamentoya sunarken kullandığı çanta [esk.], 2. hükümet bütçesi, gelir-gider çizelgesi EFr bouget [küç.] kese, dağarcık, çıkın Lat bulga torba, bohça << HAvr *bʰelǵʰ- şişmek

bütün

<< ETü bütün tam, kâmil, olgun ETü büt- bitmek, kemale ermek +In

büvet

bügemek [ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
Dağ u taş anuŋ yolın bügeyimez [yolunu engellemez] büget [ Ahmedî, İskendernâme, 1398]
büget suyu gibi ömrün bekāsı / deşilip akmak olur intihası [sonu] büged [ Evliya Çelebi, Seyahatname, 1665]
bunda olan büged yerlerde ve χalīclerde vakt-i şitāda āb-ı hayātlar müncemid olup [kış vakti sular donup]

<< TTü büget/bügüt bir engelden ötürü oluşan su birikintisi TTü büge- suyun önünü tıkamak +Ut ETü bük engel, tıkaç, set +(g)A-

 bük

Not: Karş. ETü bügül-, büglün- "su tıkanmak, birikmek".


12.11.2019
büyü

<< ETü bögü/bügü alim, hekim, şaman ≈ Moğ bögü a.a.

büyü|mek

<< ETü bedü- büyümek

büyük

<< ETü bedük büyük ETü bedü- büyümek +Uk

büyüteç

TTü büyüt- +(g)Aç

büz

Fr buse künk Hol buyse