büklüm

büğrü

<< ETü bükri bükülmüş, eğri ETü *bük- bükmek

bühtan

Ar buhtān بهتان z [#bht fuˁlān msd.] iftira Ar bahata بَهَتَ zşaşırttı, şoke etti, iftira attı

bük

<< ETü bük 1. köşe, büklüm, 2. engel, 3. fundalık, sık çalılık ≈ ETü bük- boğulmak, iki büklüm olmak

bük|mek

<< ETü bük- iki büklüm olmak, midesi bulanmak, boğulmak [geçişsiz fiil]

bükey

TTü bük- +(g)Ay

büklüm

TTü: [ Merkez Efendizâde, Bâbûsu'l-Vâsıt, 1555]
tażavvuc [Ar.]: Dere aŋlıç aŋlıç olup büklümü çoğalmak.

TTü bükül- +Im

 bük-


02.06.2015
bükün

TTü bük- +In

bülbül

Ar bulbul بلبل z [#blbl] ötücü bir kuş, luscinia Ar balbala بلبل z«blbl» sesi çıkardı onom

bülent

Fa/OFa buland بلند zyüksek (≈ Ave barəzant- yükselen, yüksek Ave barəz- yüksek +and )

bülten

Fr bulletin kısa rapor, bildiri İt bulletino [küç.] OLat bulla 1. yuvarlak şey, top, mühür mumuyla yapılan damga, 2. mühürlü belge, ferman +in°2

büluğ

Ar bulūġ بلوغ z [#blġ fuˁūl msd.] ulaşma, yetişme, yetişkin olma Ar balaġa بَلَغَ zulaştı, yetişti