bükey

büfe

Fr buffet 1. yemek dolabı, 2. üzerinde yiyecek ve içecek sergilenen masa, 3. tren istasyonlarında yiyecek satılan yer (19. yy), çerez ve meşrubat dükkânı (20. yy) ?

büğrü

<< ETü bükri bükülmüş, eğri ETü *bük- bükmek

bühtan

Ar buhtān بهتان z [#bht fuˁlān msd.] iftira Ar bahata بَهَتَ zşaşırttı, şoke etti, iftira attı

bük

<< ETü bük 1. köşe, büklüm, 2. engel, 3. fundalık, sık çalılık ≈ ETü bük- boğulmak, iki büklüm olmak

bük|mek

<< ETü bük- iki büklüm olmak, midesi bulanmak, boğulmak [geçişsiz fiil]

bükey

YTü: içbükey "konkav" [ Geometri Terimleri, 1937]
YTü: dışbükey "konveks" [ Geometri Terimleri, 1937]

TTü bük- +(g)Ay

 bük-

Not: Ömer Asım Aksoy'un ifadesine göre "Atatürk'ün bulduğu" sözcüklerdendir. +Ay ekinin işlevi belirsizdir.

Benzer sözcükler: dışbükey, içbükey


22.07.2015
büklüm

TTü bükül- +Im

bükün

TTü bük- +In

bülbül

Ar bulbul بلبل z [#blbl] ötücü bir kuş, luscinia Ar balbala بلبل z«blbl» sesi çıkardı onom

bülent

Fa/OFa buland بلند zyüksek (≈ Ave barəzant- yükselen, yüksek Ave barəz- yüksek +and )

bülten

Fr bulletin kısa rapor, bildiri İt bulletino [küç.] OLat bulla 1. yuvarlak şey, top, mühür mumuyla yapılan damga, 2. mühürlü belge, ferman +in°2