bücür

buyur|mak

<< ETü-O buyur- emretmek

buz

<< ETü būz donmuş şey, buz ≈ ETü būd- donmak, donarak ölmek

buzağı

<< ETü buzāġu sığır yavrusu

buzuki

Yun buzúki μπουζούκι zYunan meyhane müziğinde bir çalgı TTü bozuk halk müziğinde bağlamanın büyüğü TTü bozla- ses vermek, böğürmek

buzul

TTü buz +Il

bücür

[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
bücür: bodur, ufak tefek. [ Hamit Zübeyr & İshak Refet, Anadilden Derlemeler, 1932]
bicilik (Erzincan): pek ufak bir şey. (...) bücük (Isparta, Niğde): buzağı.

çoc

 bıdık

Not: Batı Erm bucur պուճուր “küçük”, Gürc p'uç'ura პუჭურა "bücür, güdük", Laz p'uç'uri "gelişmemiş, güdük" biçimleri mevcuttur. Tümünün çocuk dilinden türediği varsayılabilir. Karş. bodur, bıdık, bızdık.

Benzer sözcükler: bicik, bicilik, bıcırık, bücürük


22.07.2015
büfe

Fr buffet 1. yemek dolabı, 2. üzerinde yiyecek ve içecek sergilenen masa, 3. tren istasyonlarında yiyecek satılan yer (19. yy), çerez ve meşrubat dükkânı (20. yy) ?

büğrü

<< ETü bükri bükülmüş, eğri ETü *bük- bükmek

bühtan

Ar buhtān بهتان z [#bht fuˁlān msd.] iftira Ar bahata بَهَتَ zşaşırttı, şoke etti, iftira attı

bük

<< ETü bük 1. köşe, büklüm, 2. engel, 3. fundalık, sık çalılık ≈ ETü bük- boğulmak, iki büklüm olmak

bük|mek

<< ETü bük- iki büklüm olmak, midesi bulanmak, boğulmak [geçişsiz fiil]