börü

bön

<< ETü muŋ/buŋ 1. hastalık, sıkıntı, aptallık, 2. aptal (kişi)

börek

≈ Fa būrak بورك z [küç.] 1. hamur ve etle yapılan bir yiyecek, Acem yahnisi veya salma veya buğra aşı, 2. üçgen böreği, sembuse Fa būra/buġra بوره/بغره zAcem yahnisi +ak

börk

<< ETü börk bir tür başlık, külah

börkenek

TTü börk bir tür başlık, külah +AnAk

börtü böcek

?

börü

ETü: [ Orhun Yazıtları, 735]
kaŋım kagan süsi böri teg ermiş [babam kağanın ordusu kurt gibi imiş] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
böri konşısın yémes [[kurt komşusunu yemez - atasözü]]

<< ETü böri kurt ≈? ETü boz boz (renk)

 boz

Not: ETü boz "gri, toprak rengi" sözcüğünün arkaik bir varyantı veya türevidir. "Kurt" anlamında kullanımı muhtemelen tabu davranışıdır.


29.04.2015
börülce

ETü bögür böbrek +çA

böyle

<< TTü bu ile

brahman

Hind brahmán Hindistan'da alimler sınıfına mensup kimse Sans brahmán ब्रह्मन् zrahip Sans bráhma Hindu inancında evrenin ruhu, mutlak varlık

brakisefal

Fr brachycéphale kısa kafalı § EYun braχýs βραχύς zkısa (<< HAvr *mréǵʰ-u-s a.a. ) EYun képhalos κέφαλος zkafa

branda

İt branda asker yatağı, hamak <? İt brandire kılıç çekmek, açmak