böğür

bozuk

<< ETü bozuk harap, yıkık ETü boz- +Uk

böbrek

<< TTü bögrek «küçük karaciğer», bir organ ETü bögür karaciğer +Ak

böbürlen|mek

Fa babr ببر zkaplan veya leopar +lAn-

böcek

TTü bö/böy büyük ve zehirli örümcek +çAk << ETü bög a.a.

böğ

<< ETü bȫg bir tür büyük ve zehirli örümcek

böğür

ETü: [ Uygurca Budist metinler, <1000]
iki bögür üze urġu ol [iki böbreğin üstüne vurmalı] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
bögür: al-kulya [böbrekler]

<< ETü bögür böbrek

Not: "Gövde boşluğunun göğüsten veya mideden aşağıda kalan kısmı" anlamı en erken metinlerden itibaren sezilir.

Benzer sözcükler: boş böğür

Bu maddeye gönderenler: böbrek, börülce


04.02.2015
böğür|mek

<< OTü bögür- haykırmak (özellikle davar) OTü *bö +kIr-

böğürtlen

<< OTü bükürtken meyvesi yenen bir çalı, rubus caesus <? ETü bük sık çalılık

böl|mek

<< ETü *böl- ayrılmak?

bölge

TTü böl- ayırmak +gA

bölü

TTü böl- +I(g)