aznavur

azimet

Ar ˁazīma(t) عزيمة z [#ˁzm fāˁila(t) msd.] yola çıkma, niyet etme Ar ˁazima عَزِمَ zyöneldi, yola koyuldu

azimut

Fr azimut İng azimuth bir yıldızın ufuk çizgisine olan açısı Ar as-sumūt السموت z [#smt fuˁūl çoğ.] yönler, açılar Ar samt سمت z [t.] yön

aziz

Ar ˁazīz عزيز z [#ˁzz faˁīl sf.] güçlü, değerli ≈ Aram ˁazīz עזיז z [#ˁz] güçlü ≈ İbr ˁaz עז zgüç, kuvvet

azmak

TTü az- ayrılmak, sapmak, taşmak +(A)mAk

azman

TTü az- +mAn

aznavur

[ Darir, Fütuhu'ş-Şam terc., 1392]
Ermenī aznavurlarından bir beg var-ıdı [ Evliya Çelebi, Seyahatname, 1665]
cümle ġużāt-ı müslimīn ve Migrelistan ve Gürcistan aznavurları rūz-i rūşende metrise girdiler [ Hamit Zübeyr & İshak Refet, Anadilden Derlemeler, 1932]
aznavur: müstebit, sert, asabi.

Gürc aznauri აზნაური zsoylu, asil ≈ Erm aznavor ազնաւոր za.a. OFa aznāvar a.a. OFa azn soy

 +aver


27.08.2017
azot

Fr azote havayı oluşturan gazlardan biri (İlk kullanım: 1787 Antoine de Lavoisier, Fr. kimyacı.) EYun azōtḗs αζωτής zyaşatmayan, can vermeyen EYun a(n)+ záō ζάω zyaşamak +t°

baba

<< OTü baba yaşlı ve saygın erkek, baba çoc ba-ba kalın sesli kişi

babacan

<< TTü baba can

babafingo

Yun papafíngos παπαφίγκος z ≈ Ven papafìgo bir tür yelken ve yelken direği

babagannuş

Ar baba ġannūş بابا غنّوش zpatlıcan beğendi, Suriye ve Lübnan'a has bir yemek Ar ḥannūş حنّوش zHıristiyan Araplarda bir erkek adı, Yohanna Ar ḥannā a.a.