azimut

azınlık

YTü *azın +lIk

azil

Ar ˁazl عزل z [#ˁzl faˁl msd.] ayırma, uzaklaştırma, görevden alma Ar ˁazala عَزَلَ zayırdı, uzaklaştırdı

azim1

Ar ˁazm عزم z [#ˁzm faˁl msd.] kararla bir hedefe yönelme Ar ˁazima عَزِمَ zyöneldi, yola koyuldu

azim2

Ar ˁaẓīm عظيم z [#ˁẓm faˁīl sf.] büyük, yüce ≈ Ar ˁaẓuma عَظُمَ zyüce idi

azimet

Ar ˁazīma(t) عزيمة z [#ˁzm fāˁila(t) msd.] yola çıkma, niyet etme Ar ˁazima عَزِمَ zyöneldi, yola koyuldu

azimut

[ Meydan-Larousse, 1969]

Fr azimut İng azimuth bir yıldızın ufuk çizgisine olan açısı Ar as-sumūt السموت z [#smt fuˁūl çoğ.] yönler, açılar Ar samt سمت z [t.] yön

 semt


13.11.2013
aziz

Ar ˁazīz عزيز z [#ˁzz faˁīl sf.] güçlü, değerli ≈ Aram ˁazīz עזיז z [#ˁz] güçlü ≈ İbr ˁaz עז zgüç, kuvvet

azmak

TTü az- ayrılmak, sapmak, taşmak +(A)mAk

azman

TTü az- +mAn

aznavur

Gürc aznauri აზნაური zsoylu, asil OFa aznāvar a.a. OFa azn soy

azot

Fr azote havayı oluşturan gazlardan biri (İlk kullanım: 1787 Antoine de Lavoisier, Fr. kimyacı.) EYun azōtḗs αζωτής zyaşatmayan, can vermeyen EYun a(n)+ záō ζάω zyaşamak +t°