azim2

azı

<< ETü azıġ köpek dişi, yırtıcı hayvan dişi ETü az- +I(g)

azık

<< ETü azuk yol için alınan yiyecek, erzak Sogd aδūk tahıl (≈ Fa āzūḳa آزوقه / آذوقه ztahıl, erzak )

azınlık

YTü *azın +lIk

azil

Ar ˁazl عزل z [#ˁzl faˁl msd.] ayırma, uzaklaştırma, görevden alma Ar ˁazala عَزَلَ zayırdı, uzaklaştırdı

azim1

Ar ˁazm عزم z [#ˁzm faˁl msd.] kararla bir hedefe yönelme Ar ˁazima عَزِمَ zyöneldi, yola koyuldu

azim2

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
çok ˁaẓīm and virdi aŋa niyāz-ıla

Ar ˁaẓīm عظيم z [#ˁẓm faˁīl sf.] büyük, yüce ≈ Ar ˁaẓuma عَظُمَ zyüce idi

 azamet

Benzer sözcükler: azimüşşan


11.12.2015
azimet

Ar ˁazīma(t) عزيمة z [#ˁzm fāˁila(t) msd.] yola çıkma, niyet etme Ar ˁazima عَزِمَ zyöneldi, yola koyuldu

azimut

Fr azimut İng azimuth bir yıldızın ufuk çizgisine olan açısı Ar as-sumūt السموت z [#smt fuˁūl çoğ.] yönler, açılar Ar samt سمت z [t.] yön

aziz

Ar ˁazīz عزيز z [#ˁzz faˁīl sf.] güçlü, değerli ≈ Aram ˁazīz עזיז z [#ˁz] güçlü ≈ İbr ˁaz עז zgüç, kuvvet

azmak

TTü az- ayrılmak, sapmak, taşmak +(A)mAk

azman

TTü az- +mAn