az|mak

ayvaz

<< Ar ˁîwāḍ عيواض zbirinin yerine geçen, yedek, satık

ayyar

Ar ˁayyār عيّار z [#ˁyr faˁˁāl mesl.] gezgin, serseri, arsız, hergele Ar ˁāra عار zgezdi, (yaban eşekleri gibi) sağa sola seğirtti

ayyaş

Ar ˁayyāş عيّاش z [faˁˁāl mesl.] iyi (bolluk içinde) yaşayan kimse Ar ˁāşa عَاشَ z [#ˁyş] yaşadı, geçindi

ayyuk

Ar ˁayyūḳ عيّوق z [#ˁyḳ] keçi yıldızı, Capella, gökyüzünün en yüksek yeri

az

<< ETü āz çok değil

az|mak

ETü: [ Irk Bitig, <900]
kuş oġlı uça aztı, kéyik oğlı yügürü aztı [kuş yavrusu uçarak, geyik yavrusu koşarak kayboldu] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
ol yōl azdı [yolu şaşırdı] (...) ol aŋar yōl azıttı [o ona yolunu şaşırttı]

<< ETü az- yoldan çıkmak, şaşmak

Benzer sözcükler: azdırmak, azışmak, azıştırmak, azıtmak, azıtık

Bu maddeye gönderenler: azgın, azı, azmak, azman


10.10.2017
aza

Ar aˁḍāˀ أعضاء z [#ˁḍw afˁāl çoğ.] uzuvlar, organlar Ar ˁuḍw عضو z [t.] organ

azade

Fa āzāde آزاده zözgür kişi, soylu Fa āzād آزاد zözgür +a

azal|mak

<< OTü azal- TTü az +Al-

azamet

Ar ˁaẓama(t) عَظَمَة z [#ˁẓm faˁala(t) msd.] aşırı derecede büyük olma, muazzam olma, yücelik Ar ˁaẓuma عَظُمَ zaşırı büyük idi, muazzam idi

azami

Ar aˁẓam أعْظَم z [#ˁẓm afˁal kıy.] daha büyük, en büyük Ar ˁaẓīm عَظيم z [sf.] büyük, ulu