ayva

ayrıksı

TTü ayrık +sI

ayrım

TTü ayır- +Im

ayrıntı

TTü ayır- +(In)tI

ayrıt

TTü ayır- +Ut

aysberg

İng iceberg buz dağı Hol ijsberg a.a. § Hol ijs buz (<< Ger *īso- a.a. ) Hol berg dağ

ayva

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
ayva: as-safarcal [[bir başka söyleyişte awya]] [ Meninski, Thesaurus, 1680]
ābī: [1.] sulu. Aquosus. [2.] ayva. Malum cydonium. [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
ayvā, ayvayı yutmak

Fa ābī/ābiyā آبيا z1. sulu, 2. ayva

Not: 19. yy öncesi Osmanlı metinlerinde ābī ve ābiyā biçimleri standarttır. • Fa āb "su" sözcüğünden "sulu, suluca" şeklinde yorumlanması kuşkuyla karşılanmalıdır.


10.12.2015
ayvaz

<< Ar ˁîwāḍ عيواض zbirinin yerine geçen, yedek, satık

ayyar

Ar ˁayyār عيّار z [#ˁyr faˁˁāl mesl.] gezgin, serseri, arsız, hergele Ar ˁāra عار zgezdi, (yaban eşekleri gibi) sağa sola seğirtti

ayyaş

Ar ˁayyāş عيّاش z [faˁˁāl mesl.] iyi (bolluk içinde) yaşayan kimse Ar ˁāşa عَاشَ z [#ˁyş] yaşadı, geçindi

ayyuk

Ar ˁayyūḳ عيّوق z [#ˁyḳ] keçi yıldızı, Capella, gökyüzünün en yüksek yeri

az

<< ETü āz çok değil