aynasız

ayla

<< TTü ay ağılı hale TTü ağıl ağarma, beyazlık TTü ak +Il2

aylak

OTü aylan- dönmek, dolanmak +Uk

aymaz

TTü ay- uyanmak, ayılmak (halk ağzı) +mAz

ayn

Ar ˁayn عين z [#ˁyn faˁl ] 1. göz, 2. göze, pınar, 3. seçkin kimse, zat, 4. bir şeyin ta kendisi, muayyen ve mahsus olan şey, 5. İslam hukukunda maddi değeri olan nesne, mal, 6. Arap alfabesinde bir harf ≈ Aram ˁayin עין zgöz, Arami ve İbrani alfabesinde bir harf ≈ Akad īnu göz

ayna

Fa āyīna آيينه zayna << OFa *ādēnak göstergeç (≈ Ave avi-dayana- göstermek Ave avi+ dāi-, dī- görmek )

aynasız

"(argo)" [ A. Fikri, Lugat-ı Garibe, 1889]
aynasız: Yakışıksız, biçimsiz. [ Ahmed Rasim, Şehir Mektupları, 1898]
Eğer bunlar çıngar çıkarırlarsa işler aynasız olur ha! [ Osman Cemal Kaygılı, Argo Lugatı, 1932]
aynasız: Polis, taharri memuru.

TTü ayna +sIz

 ayna

Not: Karş. aynalı "yakışıklı, güzel" (argo).


04.09.2018
aynı

Ar ˁaynan عيناً z [#ˁyn zrf.] gözle göründüğü gibi, bizatihi Ar ˁayn عين z1. göz, 2. görünen şey, bir şeyin ta kendisi +an

aynî

Ar ˁaynī عينى z [#ˁyn nsb.] aynen, nesne veya mal olarak Ar ˁayn bir şeyin ta kendisi, reel nesne, hukukta mal

ayol

<< TTü ay oğul/hay oğul

ayraç

TTü ayır- +(g)Aç

ayran

<< ETü-OK ayrān süt kökenli bir içecek <? ETü adır- ayırmak +(g)An