ayar

ayakkabı
ayaklan|mak

<< ETü adaklan- ayağa kalkmak, ayak sahibi olmak ETü adak ayak +lAn-

ayal

Ar ˁiyāl عيال z [#ˁwl fiˁāl msd.] bakmakla yükümlü olunanlar, aile Ar ˁāla عال zgeçimini sağladı

ayan1

Ar aˁyān أعيان z [#ˁyn afˁāl çoğ.] 1. gözler, 2. memleketin önde gelenleri, seçkinler Ar ˁayn عين z [t.] göz

ayan2

Ar ˁiyān عيان z [#ˁyn fiˁāl msd.] 1. açık seçik görme, 2. apaçık, belirgin, aşikâr Ar ˁāyana عاين z [III f.] gözüyle gördü

ayar

[ Kutadgu Bilig, 1069]
iliŋde arıġ tut kümüş, ˁiyārın küḏezgil [ülkende gümüşü saf tut, ayarını gözet] [ anon., Ferec ba'd eş-şidde, <1451]
bize iki pāre yākūt-i rummāni gerekdür ki ˁıyārı temām ola [ Meninski, Thesaurus, 1680]
ˁıyār vul. ˁayār: Modulus ac nota justae mensurae ponderisve [ölçek, doğru ölçü ve tartı standardı] & quod vulg. proba [halk dilinde test etme].

Ar ˁiyār عِيَار z [#ˁyr fiˁāl msd.] altın ve gümüşün saflık ölçüsü, saatin hassas ölçümü, ölçüt Aram #ˁwr עור zuyanmak, uyanık olmak, nöbet tutmak ≈ Aram ˁīyr עׅיר znöbetçi, gözetici, muhafız

Not: Ar ˁāra "gezdi, oyalandı, yaramazlık yaptı" fiiliyle ilişkisi kurulamaz. Karş. ayyar.

Benzer sözcükler: ayarlamak, ayarlanmak, ayarlatmak, ayarsız

Bu maddeye gönderenler: miyar


23.09.2017
ayart|mak

<< ETü adart- yoldan çıkarmak, tehlikeye atmak ETü *adar- +It- ETü ada tehlike +(g)Ar-

ayaz

<< ETü ayās berrak, aydınlık ETü aya- 1. berrak ve aydınlık olmak, 2. aylı olmak +Uz

ayazma

Yun ayíasma ἁγίασμα z1. kutsama, 2. kutsal sayılan yer, özellikle pınar << EYun ʰagíasma ἁγίασμα zkutsama EYun ʰagiázō ἁγιάζω zkutsamak +ma(t) EYun ʰagíos ἁγίος zkutsal, aziz << HAvr *i̯āǵ-i̯u-s a.a. << HAvr *Hi̯eh₂ǵ- (*i̯āǵ-) kutsamak, övmek

aydın

<< ETü aydıŋ ay ışığı, ışık <? ETü ay

aydinger

~? marka Eidinger