avuç

avlu

Yun avlí αυλή zçitle çevrili alan, ağıl, avlu << EYun aulḗ αυλή za.a.

avokado

İng avocado tropik bir bitki ve meyvesi İsp avocado Nahuatl ahuacatl testis, husye

avrat

Ar ˁawra(t) عورة z [#ˁwr faˁla(t) ] kusur, özür, edep yeri

avret

Ar ˁawra(t) عورة z [#ˁwr faˁla(t) msd.] 1. ayıplı ve özürlü olma, ayıp, kusur, 2. edep yerleri ≈ İbr ˁerwā ערוה z [#ˁr] çıplaklık, edep yerleri, ayıp ≈ Akad ūru (özellikle kadının) edep yeri

Avrupa

İt Europa a.a. << Lat Europa a.a. EYun Europḗ ευροπή zBatı diyarı Aram ˁrēbā ערבא zgün batımı, Batı ≈ Akad erēbu a.a.

avuç

ETü: [ Uygurca Altun Yaruk, <1000]
ayaça aş bérmiş aḏutça suv tutmış [el dolusu aş vermiş, avuç dolusu su tutmuş] ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
awut [[avuç anlamına gelen aḏut'un değişik telaffuzu.]] KTü: [ Ebu Hayyan, Kitabu'l-İdrak, 1312]
awuc: al-ḥafna

<< ETü adutça avuç dolusu ETü adut avuç +çA2

Benzer sözcükler: avuçlamak


03.10.2017
avukat

İt avvocato a.a. << Lat advocatus [pp.] tanık olarak mahkemeye çağrılan kimse, savunucu, avukat Lat advocare mahkemeye çağırmak +()t° Lat ad+ vocare çağırmak, bağırmak, ses etmek

avun|mak

<< ETü avın- yakınlık duymak, ünsiyet göstermek <? ETü av- (insan) toplanmak, bir araya gelmek +In-

avurt

<< TTü avurd/avurda lakırdı, çene çalma onom abır/hapır ağız sesi

ay

<< ETü āy gök cismi ve süre birimi

ay|mak

<< TTü ayık- uyanmak, ayılmak