avrat

+aver

Fa āvar اور z[bileşik adlarda] getiren, sahip olan, -li Fa āvardan, āvar- آوردن, آور zgetirmek Fa ā+ burdan, bar- بردن, بر ztaşımak, getirmek

averaj

Fr average gemi sigortasında hasar payının ortaklara dağılımı [15. yy], aritmetik ortalama [18. yy] İt avariaggio sigortacılık deyimi İt avaria deniz ticaretinde kayıp, hasar +age Ar ˁawār عوار z [#ˁwr] hasar, kusur

avize

Fa āvīza آويزه z [pp.] asılmış, askı, küpe, takı Fa āvīχtan, āvīz- آويختن, آويز zasmak, asılmak, sarkmak, salınmak +a ≈ Ave ā-vaeg-, ā-vaeça- Ave ā+ vaeg-, vaeç- a.a. HAvr *wei̯g- a.a.

avlu

Yun avlí αυλή zçitle çevrili alan, ağıl, avlu << EYun aulḗ αυλή za.a.

avokado

İng avocado tropik bir bitki ve meyvesi İsp avocado Nahuatl ahuacatl testis, husye

avrat

"kadın, zevce" [ anon., Mukaddimetü'l-Edeb terc., y. 1300]
kenç oğlanlu boldı ˁavrat

Ar ˁawra(t) عورة z [#ˁwr faˁla(t) ] kusur, özür, edep yeri

 avret

Not: Esasen “(özellikle kadının) örtünmesi gereken yeri” anlamına gelen sözcük kullanımda muhtemelen ETü uraġut "kadın" ile birleştirilmiştir.


13.06.2018
avret

Ar ˁawra(t) عورة z [#ˁwr faˁla(t) msd.] 1. ayıplı ve özürlü olma, ayıp, kusur, 2. edep yerleri ≈ İbr ˁerwā ערוה z [#ˁr] çıplaklık, edep yerleri, ayıp ≈ Akad ūru (özellikle kadının) edep yeri

Avrupa

İt Europa a.a. << Lat Europa a.a. EYun Europḗ ευροπή zBatı diyarı Aram ˁrēbā ערבא zgün batımı, Batı ≈ Akad erēbu a.a.

avuç

<< ETü adutça avuç dolusu ETü adut avuç +çA2

avukat

İt avvocato a.a. << Lat advocatus [pp.] tanık olarak mahkemeye çağrılan kimse, savunucu, avukat Lat advocare mahkemeye çağırmak +()t° Lat ad+ vocare çağırmak, bağırmak, ses etmek

avun|mak

<< ETü avın- yakınlık duymak, ünsiyet göstermek <? ETü av- (insan) toplanmak, bir araya gelmek +In-