avans

aval aval

?

avam

Ar ˁawāmm عوامّ z [#ˁmm fawāˁil çoğ.] sıradan halk, umum Ar ˁamma(t) عمّة z [t.]

avan

Fr avant önce << Lat ab ante önden, önceden Lat ante önce << HAvr *h₂ent- (*ant-) ön, alın, karşı

avanak

Erm havanag յավանակ zsıpa, eşek yavrusu OFa yavānag [küç.] yavru, insan veya hayvanın küçüğü OFa yavān/yuvān genç

avangard

Fr avant-garde orduda öncü birlik, genel anlamda öncü

avans

"ön ödeme" [ Cumhuriyet - gazete, 1929]
Tütün İnhisar İdaresi bu havalinin tütün zürraına bir milyon lira avans verecektir.

Fr avance 1. ilerleme, 2. ön ödeme, borç verilen para Fr avancer 1. öne geçmek, ilerlemek, artmak, 2. ilerletmek, borç vermek << OLat *abantare

 avan

Not: Karş. İng advance.


28.12.2018
avanta

İt avanta 1. ilerleme, 2. kazanç, fazlalık, elde kalan para [mod. avanzo] İt avantare ilerlemek, ilerletmek, borç vermek [mod. avanzare] Lat ab ante önden, önceden

avantaj

Fr avantage öncelik, bir oyunda rakibe tanınan avans Fr avant ön, önce +age

avantür

Fr aventure macera << OLat adventura [çoğ.] başa gelenler, a.a. Lat advenire başına gelmek, uğramak +(t)ura Lat ad+ venire, vent- gelmek << HAvr *gʷm̥-i̯é- geliş HAvr *gʷem- gelmek, gitmek

avare

Fa āvāre آواره zevsiz barksız, aylak

avarız

Ar ˁawāriḍ [#ˁrḍ fawāˁil çoğ.] arızalar Ar ˁāriḍa(t) [t.] arız olan şey, kaza, uğrantı