avanak

av

<< ETü āv avlanma eylemi ve avlanan şey

avadanlık

~? Fa ābdān آبدان zsu kabı, çanak çömlek

aval aval

?

avam

Ar ˁawāmm عوامّ z [#ˁmm fawāˁil çoğ.] sıradan halk, umum Ar ˁamma(t) عمّة z [t.]

avan

Fr avant önce << Lat ab ante önden, önceden Lat ante önce << HAvr *h₂ent- (*ant-) ön, alın, karşı

avanak

[ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
avanak: Ahmak, hebenneka, bī-şuˁur, şaşkın.

Erm havanag յավանակ zsıpa, eşek yavrusu OFa yavānag [küç.] yavru, insan veya hayvanın küçüğü OFa yavān/yuvān genç

 civan


14.11.2019
avangard

Fr avant-garde orduda öncü birlik, genel anlamda öncü

avans

Fr avance 1. ilerleme, 2. ön ödeme, borç verilen para Fr avancer 1. öne geçmek, ilerlemek, artmak, 2. ilerletmek, borç vermek << OLat *abantare

avanta

İt avanta 1. ilerleme, 2. kazanç, fazlalık, elde kalan para [mod. avanzo] İt avantare ilerlemek, ilerletmek, borç vermek [mod. avanzare] Lat ab ante önden, önceden

avantaj

Fr avantage öncelik, bir oyunda rakibe tanınan avans Fr avant ön, önce +age

avantür

Fr aventure macera << OLat adventura [çoğ.] başa gelenler, a.a. Lat advenire başına gelmek, uğramak +()tura Lat ad+ venire, vent- gelmek << HAvr *gʷm̥-i̯é- geliş HAvr *gʷem- gelmek, gitmek