avam

aura

İng aura esinti, bir nesneyi veya kişiyi çevreleyen enerji veya ışık, hale EYun aúra αὔρα zesinti, nefes ≈ EYun aēr a.a., hava

aut

İng out 1. dışarı, 2. futbolda topun dışarı atılması << Eİng ūt a.a. << Ger *ūt a.a. << HAvr *úd dışarı

av

<< ETü āv avlanma eylemi ve avlanan şey

avadanlık

~? Fa ābdān آبدان zsu kabı, çanak çömlek

aval aval

?

avam

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
ḥāṣlar okır ol ˁavāmdan gizlüdür

Ar ˁawāmm عوامّ z [#ˁmm fawāˁil çoğ.] sıradan halk, umum Ar ˁamma(t) عمّة z [t.]

 amme

Benzer sözcükler: Avam Kamarası, avamî


16.04.2015
avan

Fr avant önce << Lat ab ante önden, önceden Lat ante önce << HAvr *h₂ent- (*ant-) ön, alın, karşı

avanak

Erm havanag յավանակ zsıpa, eşek yavrusu OFa yavānag [küç.] yavru, insan veya hayvanın küçüğü OFa yavān/yuvān genç

avangard

Fr avant-garde orduda öncü birlik, genel anlamda öncü

avans

Fr avance 1. ilerleme, 2. ön ödeme, borç verilen para Fr avancer 1. öne geçmek, ilerlemek, artmak, 2. ilerletmek, borç vermek << OLat *abantare

avanta

İt avanta 1. ilerleme, 2. kazanç, fazlalık, elde kalan para [mod. avanzo] İt avantare ilerlemek, ilerletmek, borç vermek [mod. avanzare] Lat ab ante önden, önceden