avadanlık

attar

Ar ˁaṭṭār عَطَّار z [#ˁṭr faˁˁāl mesl.] ıtır satan, baharatçı Ar ˁiṭr عِطْر zıtır

au pair

İng au pair hizmet takası (esk.), dil eğitimi karşılığında çocuk bakıcılığı yapan genç kız Fr au pair eşitlik bazında Fr à+ pair << Lat paria [n. çoğ.] birbirine eşit olan Lat par denk, eşit (sıfat)

aura

İng aura esinti, bir nesneyi veya kişiyi çevreleyen enerji veya ışık, hale EYun aúra αὔρα zesinti, nefes ≈ EYun aēr a.a., hava

aut

İng out 1. dışarı, 2. futbolda topun dışarı atılması << Eİng ūt a.a. << Ger *ūt a.a. << HAvr *úd dışarı

av

<< ETü āv avlanma eylemi ve avlanan şey

avadanlık

"alet" [ Şer'iye Sicilleri, <1600]
uşbu varya nām āvādānlık bunun elinde bulundı, bāḳısın taleb iderim [ Cafer Efendi, Risale-i Mi'mâriyye, 1614]
Edevat Arabîdir, Türkīde āmme ˁālāt ve edevātdan galat edip āvādānlık derler

~? Fa ābdān آبدان zsu kabı, çanak çömlek

 ab, +dan1

Not: “Bayındırlık, bayındır yer” anlamına gelen ābādanlık ile karıştırılmış olabilir.


01.06.2015
aval aval

?

avam

Ar ˁawāmm عوامّ z [#ˁmm fawāˁil çoğ.] sıradan halk, umum Ar ˁamma(t) عمّة z [t.]

avan

Fr avant önce << Lat ab ante önden, önceden Lat ante önce << HAvr *h₂ent- (*ant-) ön, alın, karşı

avanak

Erm havanag յավանակ zsıpa, eşek yavrusu OFa yavānag [küç.] yavru, insan veya hayvanın küçüğü OFa yavān/yuvān genç

avangard

Fr avant-garde orduda öncü birlik, genel anlamda öncü