astronot

astigmat

Fr astigmate gözü noktaları seçemeyen kimse İng astigmatic a.a. (İlk kullanım: 1849 William Whewell, İng. bilim adamı.) EYun a(n)+ stígma στίγμα, στιγματ- znokta EYun stízō στίζω zsivri bir uçla delmek +ma(t)

astr(o)+

Fr/İng astro+ [bileşik adlarda] yıldız EYun astḗr/ástron ἀστήρ/άστρον zyıldız << HAvr *as-tḗr a.a. HAvr *h₂eh₁s- (*as-) yanmak, yakmak, ışımak

astragan

öz (Rus) Astraχan Hazar Denizi kıyısında bir kent Fa χāss-i tarχan 1460 yıllarında Hazar Denizinin kuzeyinde kurulan Tatar beyliği ve bu beyliğin başkenti ETü tarχan bir yönetim veya asalet ünvanı, tarkan

astroloji

Fr astrologie yıldız bilimi EYun astrologeía αστρολογεία za.a. § EYun ástron άστρον zyıldız EYun logeía λογεία z

astronomi

Fr astronomie yıldızbilim EYun astronomía αστρονομία za.a.

astronot

[ Milliyet - gazete, 1961]
toplantıda sadece astronot ve Mr. Gilruth bulunuyordu

İng astronaut uzay yolcusu § EYun astḗr/ástron αστήρ, αστρο- zyıldız EYun naútēs ναύτης zgemici, denizci

Not: İngilizce sözcük Yunan mitolojisindeki Argonaut'lara (Argo yolcuları) benzetme yoluyla 1929'da türetilmiş ancak 1961'de yaygınlık kazanmıştır.


10.12.2015
asude

Fa āsūde آسوده z [pp.] dinç, rahat Fa āsūdan, āsāy- آسودن, آسا zdinlenmek, huzurlu olmak +a

asuman

Fa āsuman/āsmān آسمن zgök << EFa/Ave āsmān- a.a.

Asya

İt Asia bir kıta << Lat Asia EYun Asía Ἀσία zAkdeniz'in doğusundaki ülkelerin genel adı ≈? Akad asū çıkmak, güneş doğmak

<< ETü āş yemek, özellikle haşlama yemek ≈ Fa/OFa āş a.a. ≈ Ave āsa- a.a.

aş|mak

<< ETü aş- geçmek (geçişli fiil)