asker

asimile

Fr assimiler özümsemek, benzeşmek veya benzeştirmek Lat assimilare benzetmek, benzeştirmek Lat ad+ similis benzer

asist

İng assist (ad) 1. yardım etme eylemi, 2. bazı takım sporlarında skora yol açan yardım İng assist (fiil) el vermek, yanında durmak

asistan

Fr assistant yardımcı, yamak Fr assister yanında durmak, el vermek, yardım etmek +ent° Lat assistere a.a. Lat ad+ sistere, stat- durmak, durdurmak << HAvr *stístē- HAvr *steh₂- (*stā-) durmak

asit

Fr acide 1. ekşi, keskin, 2. kimyada asit (İlk kullanım: (kimya terimi olarak) 1545 Guillaume de Guéroult, Fr. yazar.) Lat acidus ekşi, keskin Lat acus sivri uç, iğne +id°

asitane

Fa āstān/āsitāne آستان/آستانه z1. eşik, kapı, 2. (mec.) saray veya başkent << EFa *ā-stāna § EFa ā- yönelme, önünde olma, varma bildiren edat ve önek EFa stāna durma << HAvr *steh₂- (*stā-) a.a.

asker

"ordu" [ Danişmend-Name, 1360]
Malatiye'den bir ˁasker çıkdı, Sivas'a dek gelüp Sivas kalˁasın yapmışlar. [ Dede Korkut Kitabı, <1400?]
Tekür daχı ˁaskerini cemˁ edüp [ordusunu toplayıp] karşu çıkdılar askerî [ Meninski, Thesaurus, 1680]
ˁasker: Leşker. Exercitus, legio. [ordu] (...) ˁaskerī: Miles & militaris, ad exercitum pertinens. [asker kişi, orduya ait veya ilişkin] [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
ˁasker: 1. (...) müsellah ādemler hey'eti, çeri, ceyş. 2. Hey'et-i askeriyeyi terkib eden efradın beheri.

Ar ˁaskar عسكر z [#ˁskr q.] ordu ≈ Fa laşkar لشكر zordu

 leşker

Not: Özgün kullanımı "ordu" anlamında kolektif addır. Birey ("bir ordu mensubu") anlamında asker 19. yy başlarından önce yazılı dilde görülmez; bu anlamda 19. yy sonuna dek ˁaskerī kullanılır. Kolektif anlam askere gitmek, askere yazılmak vb. deyimlerde korunmuştur. • Arapça sözcüğün Lat exercitus (a.a.) biçiminden türediğine ilişkin görüş ses bakımından problemlidir.

Benzer sözcükler: askerî, askeriye, askersizleştirmek

Bu maddeye gönderenler: kazasker, serasker


07.04.2019
asketik

İng ascetic maddi dünyadan elini çeken kimse, zahit EYun askētikós ἀσκητικός za.a. EYun askéō ἀσκέω ztalim etmek, egzersiz etmek, bir disipline uymak +ik°

askı

TTü as- +gU

asla

Ar aṣlan أصلا z [zrf.] 1. aslen, kök veya öz itibariyle, 2. (olumsuz fiille) hiç, katiyen Ar aṣl أصل z [#Aṣl] soy, kök +an

asliye

Ar aṣliyya(t) أصليّة z [fem.] aslî, birinci derece (dişil sıfat) Ar aṣl [#Asl nsb.] +īya(t)1

asma

TTü as- +mA