asitane

asimetri

Fr asymmétrie simetrik olmama Fr a(n)+ symmétrie simetri

asimile

Fr assimiler özümsemek, benzeşmek veya benzeştirmek Lat assimilare benzetmek, benzeştirmek Lat ad+ similis benzer

asist

İng assist (ad) 1. yardım etme eylemi, 2. bazı takım sporlarında skora yol açan yardım İng assist (fiil) el vermek, yanında durmak

asistan

Fr assistant yardımcı, yamak Fr assister yanında durmak, el vermek, yardım etmek +ent° Lat assistere a.a. Lat ad+ sistere, stat- durmak, durdurmak << HAvr *stístē- HAvr *steh₂- (*stā-) durmak

asit

Fr acide 1. ekşi, keskin, 2. kimyada asit (İlk kullanım: (kimya terimi olarak) 1545 Guillaume de Guéroult, Fr. yazar.) Lat acidus ekşi, keskin Lat acus sivri uç, iğne +id°

asitane

[ Fatih Sultan Mehmed, Kanunname-i Al-i Osman, <1481]
ve āsitānemden darüsaˁādetim ağaları sancağa çıksa

Fa āstān/āsitāna آستان/آستانه z1. eşik, kapı, 2. (mec.) saray veya başkent << EFa *ā-stāna § EFa ā- yönelme, önünde olma, varma bildiren edat ve önek EFa stāna durma << HAvr *steh₂- (*stā-) a.a.

 istasyon


28.07.2015
asker

Ar ˁaskar عسكر z [#ˁskr q.] ordu ≈ Fa laşkar لشكر zordu

asketik

İng ascetic maddi dünyadan elini çeken kimse, zahit EYun askētikós ἀσκητικός za.a. EYun askéō ἀσκέω ztalim etmek, egzersiz etmek, bir disipline uymak +ik°

askı

TTü as- +gU

asla

Ar aṣlan أصلا z [zrf.] 1. aslen, kök veya öz itibariyle, 2. (olumsuz fiille) hiç, katiyen Ar aṣl أصل z [#Aṣl] soy, kök +an

asliye

Ar aṣliyya(t) أصليّة z [fem.] aslî, birinci derece (dişil sıfat) Ar aṣl [#Asl nsb.] +īya(t)1