asetat

asbest

Alm Asbest İng asbestos ateşten etkilenmeyen bir silikon minerali, amyant EYun ásbestos ἄσβεστος z«sönmez», a.a. EYun a(n)+ sbennýnai, sbest- σβεννύναι zsönmek

aseksüel

Fr asexuel İng asexual cinsiyetsiz Fr/İng a(n)+ sexuel cinsiyet

asemptot

Fr asymptote geometride hiperbol eğrisiyle kesişmeyen çizgi EYun asýmptōtēs ασύμπτωτης z«rastlaşmaz» EYun a(n)+ syn- συν- zbir arada, beraber EYun piptō, ptō- πιπτω, πτω- zdüşmek

asena

ETü aşina Göktürk hükümdarlarının hanedan adı Sogd ağşēna/ağsīnag mavi veya yeşil ≈ Saka aşşeina mavi, koyu mavi (Kaynak: BaileyS sf. 26)≈ Ave aχşaēna karanlık, koyu renk Ave a+ χşaēta ışık, ışıma (Kaynak: Barth sf. 51, 541)

ases

Ar ˁasas عسس z [#ˁss] gece bekçisi, devriye Ar ˁassa عسّ zgece (gizlice) dolandı, kol gezdi

asetat

"asetik asit tuzu" [ Cumhuriyet - gazete, 1933]
Sonra ayrıca 50 gram asetat dö sud 200 santimetro mikâbı suda eritiliyor "... bir tür plastik polimer" [ Milliyet - gazete, 1953]
Mesela selüloz asetatlar, akrilatlar, nylon, orlon vs.

Fr acétate İng acetate 1. asetik asit tuzlarının genel adı, 2. selüloz asetat bazlı bir tür şeffaf polimer

 asetik


19.12.2014
asetik

Fr acétique sirkeye ait, sirke asidi (İlk kullanım: 1787 Guyton de Morveau, Fr. kimyacı.) Lat acetum [pp. n.] sirke +ic° Lat acescere [den.] ekşimek, keskinleşmek +()t° Lat acus sivri, keskin +esc-

asetilen

Fr acétylène kimyada bir bileşim (İlk kullanım: Berthelot, Fr. kimyacı (1823-1907).) Fr acétique

aseton

Fr acétone kimyada asetik asitin yanıcı ve uçucu bir türevi Lat acetum sirke

asfalt

Fr asphalte bitüm, asfalt EYun ásphalton άσφαλτον za.a., Babil ve İran'da bulunan bir tür neftli madde

asfalya

Yun asfalía ασφαλία zgüvence, güvenlik, sigorta << EYun asphalḗs ασφαλής z«düşmez», emin, güvenli, sağlam +ia EYun a(n)+ sphállō σφάλλω zdüşürmek, çelmek