asemptot

asap

Ar ˁaṣab عصب z [#ˁṣb faˁal ] kas lifi, sinir Ar ˁaṣaba عصب zurgan ördü, sarmaş dolaş etti, sarmaşık gibi içiçe geçti

asar

Ar āṯār آثار z [#As̠r afˁāl çoğ.] eserler, izler, belirtiler Ar aṯar أثر z [t.] eser, iz

asayiş

Fa āsāyiş آسايش zhuzur, esenlik Fa āsūdan, āsāy- آسودن, آساى zdinlenmek, sakin olmak +iş << OFa āsād- a.a. ≈ Ave saē-, āsitō yatmak, dinlenmek HAvr *ḱei̯- yatmak

asbest

Alm Asbest İng asbestos ateşten etkilenmeyen bir silikon minerali, amyant EYun ásbestos ἄσβεστος z«sönmez», a.a. EYun a(n)+ sbennýnai, sbest- σβεννύναι zsönmek

aseksüel

Fr asexuel İng asexual cinsiyetsiz Fr/İng a(n)+ sexuel cinsiyet

asemptot

[ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
asimptot: Sonuşmaz

Fr asymptote geometride hiperbol eğrisiyle kesişmeyen çizgi EYun asýmptōtēs ασύμπτωτης z«rastlaşmaz» EYun a(n)+ syn- συν- zbir arada, beraber EYun piptō, ptō- πιπτω, πτω- zdüşmek

 semptom

Benzer sözcükler: asemptotik


24.10.2014
asena

ETü aşina Göktürk hükümdarlarının hanedan adı Sogd ağşēna/ağsīnag mavi veya yeşil ≈ Saka aşşeina mavi, koyu mavi (Kaynak: BaileyS sf. 26)≈ Ave aχşaēna karanlık, koyu renk Ave a+ χşaēta ışık, ışıma (Kaynak: Barth sf. 51, 541)

ases

Ar ˁasas عسس z [#ˁss] gece bekçisi, devriye Ar ˁassa عسّ zgece (gizlice) dolandı, kol gezdi

asetat

Fr acétate İng acetate 1. asetik asit tuzlarının genel adı, 2. selüloz asetat bazlı bir tür şeffaf polimer

asetik

Fr acétique sirkeye ait, sirke asidi (İlk kullanım: 1787 Guyton de Morveau, Fr. kimyacı.) Lat acetum [pp. n.] sirke +ic° Lat acescere [den.] ekşimek, keskinleşmek +()t° Lat acus sivri, keskin +esc-

asetilen

Fr acétylène kimyada bir bileşim (İlk kullanım: Berthelot, Fr. kimyacı (1823-1907).) Fr acétique