aplik

aperitif

Fr apéritif iştah açıcı << OLat aperitivus açıcı Lat aperire açmak +(t)iv° << HAvr *h₂ep-wer- (*ap-wer-) kapalı HAvr *h₂wer-² (*awer-) kapamak, örtmek

apertür

Fr aperture açılma, ağzın aralanması Lat apertura açılma Lat aperire açmak +(t)ura

apış

TTü apış apış/apul apul ayaklarını açarak ve sallanarak yürüme deyimi

apış|mak

TTü apış apış/apul apul bacaklarını açıp sallanarak yürüme ifade eden deyim onom

apiko
aplik

[ Cumhuriyet - gazete, 1937]
maroken koltuk, kiitübhane, bronz aplik, tuvalet ve terzi aynası,

Fr applique [dev.] 1. üstüne katılan veya eklenen şey, özellikle süs, kuyumculuk terimi [esk.], 2. tek mumlu duvar lambası Fr appliquer eklemek, uygulamak


30.09.2017
aplikasyon

Fr application uyarlama, uygulama Lat applicare bir şeyi büküp sıkarak başka şeye uygun hale getirmek +(t)ion Lat ad+ plicare bükmek, sıkmak, büzmek

apne

Fr apnée nefes durması EYun ápnoia άπνοια z [dev.] a.a. EYun a(n)+ pnéō πνέω znefes almak, solumak +ia

apoje

Fr apogée 1. eliptik bir yörüngenin en uzak noktası, 2. zirve, doruk EYun apógeion απόγειον zyeröte, yerden-uzağa EYun apo+ gḗ γή zyer, yeryüzü

apokalips

Fr/İng apocalypse vahiy, özellikle kıyamet gününe ilişkin vahiy EYun apokálypsis ἀποκάλυψις z1. gizli bir şeyi ortaya çıkarma, faş etme, revelation, 2. antik dinde tanrının kendini insanlara göstermesi, Hıristiyanlıkta kıyamet gününe dair alametler EYun apo+ kalýptō gizlemek, saklamak +sis

apokrif

Fr apocryphe menşei veya yazarı belli olmayan, gayri sahih, özellikle gayri sahih kabul edilen erken İncil metinleri OLat apocryphus a.a. EYun apókryphos ἀπόκρυϕος zgizlenmiş, saklı, a.a. EYun krýptein κρύπτειν zsaklamak, gizlemek