anturaj

antrikot

Fr entrecôte «kaburga arası», bir et kesimi § Fr entre arası, içi (edat) Fr côte kaburga

antrop(o)+

Fr/İng anthropo+ [bileşik adlarda] insan EYun ánthrōpos άνθρωπος zinsan

antropoit

Fr anthropoïde İng anthropoid insansı

antropoloji

Fr anthropologie İng anthropology insanbilim

antrparantez

Fr entre parenthèses parantez arası Fr parenthèses parantezler § Fr entre içi, arası (edat)

anturaj

"oyunda baş aktörü çevreleyen oyuncular" [ Milliyet - gazete, 1958]
Tuluatta anturaj denilen sanatkârların büyük ehemmiyeti vardır. "kuyumculukta büyük bir taşı küçük pırlantalarla çevreleme" [ Hürriyet - gazete, 2009]
Onno ustadan anturaj, Civan ustadan ardeco eğitimi alan Öcal

Fr/İng entourage maiyet, çevre Fr entourer çevresini sarmak +age Fr in+1 tour çevre, halka

 tur1


12.07.2012
anut

Ar ˁanūd عنود z [#ˁnd faˁūl sf.] yanlışta ısrar eden, inatçı Ar ˁanada عند zısrar ve inat etti

anüs

YLat anus makat Lat anus/annus halka, yüzük << HAvr *h₁eh₂no-s (*āno-s) halka

anyon

YLat anion «yukarı doğru» giden iyon (İlk kullanım: 1834 Michael Faraday, İng. fizikçi.) EYun ana+ iōn ιών zgiden

anzarot

Ar ˁanzarūt عنزروت z Fa anzarūt أنزروت zilaç ve baharat olarak kullanılan bir sakız, trifolium odoratum

aort

Fr aorte ana atardamar EYun aortḗ αορτή z [fem.] 1. yukarı çıkan, 2. a.a. (İlk kullanım: Bugünkü anlamda Aristoteles (MÖ 384-322).) EYun aeírō αείρω, αερ- zkaldırmak, yukarı çıkarmak +t° << HAvr *h₂wer- ¹ (*awer-) kaldırmak