antilop

antidot

Fr antidote zehire karşı verilen ilaç, panzehir EYun antídōton αντίδωτον za.a. § EYun antí karşı EYun dōtos δώτος zverilen EYun dídōmi, do- δίδωμι, δο- zvermek

antifriz

İng anti-freeze anti-don, dona engel olan madde § İng anti karşı İng freeze, froze donmak << Ger *freusan a.a. << HAvr *prews- a.a.

antijen

Fr antigène bir organizmaya girdiğinde antikor oluşumuna neden olan yabancı öge (zehir, mikrop vb.) § Fr anti karşıt Fr gène doğuran

antika

Fr antique 1. çok eski, kadim (sıfat), 2. eski eser (ad) << Lat antiquus eski Lat ante önce << HAvr *h₂ent- (*ant-) ön, alın, karşı

antikor

Fr anticorps vücudun zararlı organizmalara karşı ürettiği madde § Fr anti+ karşı Fr anti+ corps vücut, gövde

antilop

[ Cumhuriyet - gazete, 1932]
Bir zat dürbün ile antilopların hangisinin boynuzunun daha büyük olduğunu arıyormuş.

Fr antilope ceylan OLat anthalopus bir efsane yaratığı OYun ánthalops άνθαλοψ za.a.


03.12.2014
antimon

Fr antimoine Alm Antimon bir element OLat antimonium a.a. ~? Ar al-iṯmidun الإثمدن z [#s̠md] kurşun sülfat veya antimon, göz sürmesi

antin kuntin

?

antinomi

Fr antinomie İng antinomy iki yasanın veya iki mantıksal kanıtın birbiriyle çelişmesi Lat antinomia a.a. EYun antinomía ἀντινοµία zyasaların çelişmesi

antioksidan

Fr antioxydant oksitlenme önleyici Fr oxydant oksitlleyici Fr oxyder oksitleme +ent° Fr oxyde oksit, oksijenle bileşime girmiş

antipati

Fr antipathie «karşı duygu», nefret, sevmeme EYun antipátheia αντιπάθεια za.a. § EYun antí karşı EYun pásχō, path- πάσχω, παθ- zhissetme, acı duyma