ancak

anasıl

Ar ˁan ˀaṣl عن أصل zkökten, soydan

anasır

Ar ˁanāṣir عَنَاصِر z [#ˁṣr faˀālil çoğ.] unsurlar Ar ˁunṣūr عُنْصُور zöge

anason

Yun ánison άνισον zanason bitkisi, pimpinella anisum << EYun ánēthon/ánnēthon άνηθον/άννηθον zdereotu? rezene?

anatomi

Fr anatomie kadavraları kesme yöntemiyle doku ve organları inceleyen tıp dalı EYun anatomía ανατομία za.a. EYun ana+ témnō, tom- τέμνω, τομ- zkesmek, bölmek +ia

anayasa
ancak

ETü: [ Orhun Yazıtları, 735]
ırak bodunuġ ança yaġıtur ermiş [uzak boyları öyle yaklaştırırdı] KTü: [ Codex Cumanicus, 1303]
kačan frista ol sosun ayti ančak korunmadi [melek o sözü söyledi ancak görünmedi] TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
ancak: fekat, hemān. Solùm, solummodo, nonnisi [sadece], & tamen, saltem [buna karşılık, şöyle ki].

<< ETü ança ok tam öyle, şöyle ki ETü ança öyle, o şekilde, o kadar ETü an o +çA2

 o

Benzer sözcükler: anca


31.12.2015
anchorman

İng anchorman «demirbaş adam», televizyonda baş haber sunucusu § İng anchor gemi demiri (Lat ancora/anchora a.a. ) İng man

ançüez

İng anchovies hamsi balığı, engraulis encrasicolus İsp anchoa hamsi, özellikle kurutulmuş hamsi Bask antxoa a.a. <? Bask antxu kuru

andavallı

<? öz Andaval Niğde yakınında bir kasaba

andelip

Ar ˁandalīb عندليب z [#ˁdlb] bülbül

andezit

Fr andésite bir tür volkanik kaya öz Andes And dağları +ite Quechua anti doğu